Uşak Üniversitesi Arkeoloji

Proje Yöneticisi: Doç. Dr. Birol CAN

 

SYEDRA ANTİK KENTİ YÜZEY ARAŞTIRMALARI

Syedra antik kenti, Antalya’nın Alanya ilçesinin yaklaşık 20 km güneydoğusunda, Gazipaşa ilçesinin yaklaşık 24 km kuzeybatısında, Sedre çayı ile beslenen küçük kıyı ovasının hemen batısında yükselen dağlık alanda yer alır. Kent, iki farklı alanda gelişmiştir. İlki, deniz seviyesinden yaklaşık 400 m. yüksekliğe sahip, Asar tepe adıyla anılan tepenin zirvesi ve yüksek yamaçları (Yukarı Kent); diğeri ise tepenin Akdeniz’e bakan güney-güneybatı yamaçlarından kıyı şeridine kadar uzanan eğimli alandır (Aşağı Kent). Kent alanı, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından 19.03.1991 tarihli ve 1057 sayılı kararla 1. derece Arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiştir.

 

Batıda Korakesion (Alanya) ile doğuda Anemurium (Anamur) arasındaki kıyı şeridi üzerinde kalan Syedra, kıyı şeridindeki geçiş güzergahının en kritik noktalarından biri üzerindeki konumu gereği; batıdaki bereketli Pamphylia ovasının büyük kentleriyle ve doğudaki dağlık Kilikia (Cilicia Tracheia / Cilicia Aspera) bölgesinin stratejik kentleriyle yakın ilişki ve etkileşimlerde bulunmuş olmalıdır. Kent, Pamphylia ve Kilikia bölgelerinin sınırında yer alması sebebiyle zaman zaman her iki bölgenin hatta İsauria bölgesinin kenti olarak da anılır.

 

Kent, imparator Tiberius döneminde “Syedreon” adıyla kendi sikkesini basmaya başlar ve imparator Gallienus dönemine (MS. 253-268) kadar sikke basımının devam ettiği görülür. Günümüzde gözlenebilen yapıların plan ve teknik özellikleri, MS. 2. - 4. yüzyıllar arasında Syedra’nın en parlak dönemini yaşamış olduğunu gösterir. Hamam, mezar vb yapıların karakterine bakıldığında özellikle MS. 3. yüzyılın ikinci yarısında yoğun bir yapılaşmanın olduğu anlaşılmaktadır. Bunda, Roma’nın bu dönemde doğu eyaletlerindeki askeri hareketliliğin de etkisi olmalıdır. Syedra, Bizans döneminde Pamphylia metropolitliğine bağlı bir piskoposluk merkezi olarak adı geçer. Diğer adı geçen kentlerde olduğu gibi Syedra’da da, ortaçağda özellikle dinsel yapıların önemli yer tuttuğu anlaşılmaktadır. 7. yüzyıldan itibaren başlayan Arap akınlarının ardından bölge Emevi ve Abbasi devletlerinin kontrolüne, 10. yüzyılda ise tekrar Bizans egemenliğine girer.

Bölgeye yönelik epigrafik ve tarihi araştırmaların arttığı 19. yüzyıl sonlarından itibaren yapılan gezilere ait notlarda ve yayınlarda Syedra’nın adı da sıkça geçer. R. Heberdey ve A. Wilhelm’in 1891-92 yıllarında yaptığı gezileri, kent ve yakın çevresiyle ilgili ilk araştırma olarak kabul edilir. Ardından, kent 1914 yılında J. Keil ve A. Wilhelm tarafından ziyaret edilir. 1960’lı yıllarda G. Bean ve T. Mitford tarafından yapılan epigrafik araştırmalar önemli bir yer teşkil eder. Yine aynı tarihlerde E. Rosenbaum, G. Huber ve S. Onurkan tarafından bölgede yürütülen yüzey araştırmaları kapsamında kentin belli başlı yapıları ve su sistemleri de araştırılmış ve 1967 yılında yayınlanmıştır. 1990’lı yıllarda kente yönelik araştırmalar yoğunlaşır. F. Hild ve H. Hellenkemper’in bu tarihlerdeki epigrafik çalışmalarını M.H. Sayar’ın aynı amaçlı araştırmaları izler. Aynı yıllarda G. Huber tarafından mimari tespit amaçlı çalışmalar gerçekleştirilir. Tüm bu sayılanlar mimari ve özellikle epigrafik amaçlı tespit çalışmaları olup yüzeyde görülebilen kalıntılara yöneliktir. 1994 yılında, Alanya Müzesi tarafından başlatılan temizlik ve çevre düzenleme çalışmaları 1999 yılına kadar sürdürülür. Bu çalışmalarda, tapınak, sütunlu cadde, akropol kilisesi, kaynak mağarası, liman alanı gibi başlıca yapılarda kazılar gerçekleştirilmiştir.

Kentin öne çıkan yapıları arasında; Sütunlu Cadde, Anıt Mezar (Heroon), Büyük Hamam, Kilise, Tapınak, Bouleuterion/Odeion, Kent Kapıları, Sarnıçlar, Nekropol, Kaynak Mağarası, Vaftiz Mağarası, Bazilika ve Liman günümüze nispeten sağlam olarak ulaşabilmiştir. Yoğun bitki örtüsüyle kaplı kentin çeşitli yerlerinde rastlanan ve henüz tanımlanamamış kalıntılar, bunlar dışında da çok sayıda yapı olduğunu göstermektedir. Kentin ana merkezini oluşturan Asar Tepe’yi çevreleyen daha alçak tepeler üzerinde de yapı kalıntıları görülür. Bunların şu ana kadar tespit edilebilenlerinin işlik/atölye olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu işliklerin küçük bir atölye şeklinde değil, donanımlı mimari kompleksler şeklinde olması da önemli ve dikkat çekicidir.

 

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 05.08.2015 tarih ve 150580 sayılı izinleriyle hayata geçirilen “SYEDRA ANTİK KENTİ, Mevcut Yapıların Tespiti, Topografik Planın Çıkarılması, Yerleşim Modelinin Oluşturulması ve Turizm Tanıtım Çalışmalarına Yönelik Yüzey Araştırması Projesi” adlı yüzey araştırması projesinin ilk yıl çalışmaları, Uşak Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Birol CAN’ın başkanlığında bir ekip tarafından 2015 yılı Ağustos ayı içerisinde gerçekleştirilmiştir. Alanya Kaymakamlığı, Alanya Müzesi, Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya Koordinatörlüğü, Alanya Belediyesi ve Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD)’in sağladığı imkanlarla gerçekleştirilen ilk sezon çalışmaları kapsamında; daha önceki çalışmaların kayıtları ışığında yapıların karakteri ve bugünkü durumları tespit edilmeye çalışılmıştır. Yoğun bitki örtüsü dışında önemli bir değişim gözlenmeyen bu alanda çizimsel ve fotoğrafik kayıtlar tutulmaya başlanmış, detaylı kent planının çıkarılmasına yönelik olarak çalışılmıştır. Bununla birlikte, teraslardan oluşan kentin yayılım alanlarının tespiti ve planının çıkarılması amacıyla havadan görüntüleri alınmıştır. Diğer yandan, Alanya Müzesi’nin daha önce yaptığı çalışmalara ve kazılara ait bulgu ve dokümanlar incelenerek yüzey araştırması projesi kapsamında değerlendirilmektedir.


Oluşturma: 27 Şubat 2018